GÜNDE EN AZ 2 BARDAK SÜT…

Ulusal süt ve süt ürünlerinin yayınladığı Türkiye’ye özgü beslenme rehberinde yetişkin bireylerin 200-600 mlt,çocuklar, gebeler, süt veren anneler ve menepoz sonrasındaki kadınların ise 600-800 mlt günlük süt tüketmeleri önerilmektedir.

Süt proteinlerinin bitkisel proteinlere göre kalitesi daha yüksektir. İnsan vücudu süt proteinini iyi kullanır. Özellikle büyüme gelişme çağındaki çocuklarda kemiklerin ve doku proteinlerinin gelişmesine yarar sağladığı biliniyor. Vücuttaki yaraların iyileşmesi ve iltihaplarından arınmasında da protein içeriğinin çok büyük etkisi var. Ayrıca, büyüme hormonu uykuda salgılandığından çocukların özellikle yatmadan önce süt içmesini öneriyorum, böyleceksa ve kemik gelişimi daha iyi olur.

2 BARDAK SÜTTEN 5 KG ETTEN SAĞLANAN KALSİYUM ALINIR…

Sütün en kaliteli bileşenlerinden biri de kalsiyumdur. Sağlıklı insanların günlük kalsiyum ihtiyacını karşılamak için ortalama 1000 mg kalsiyum alması gereklidir. Bunun için günde 2 su bardağı süt içmek yeterlidir. İki su bardağı sütün içindeki kalsiyumu farklı kaynaklardan almaya çalıştığımızda 5 kg et 8,5 kilo elma veya 6,5 kilo patates yemek gerekir. Kalsiyum ihtiyacı gebelik ve süt verme döneminde 1500-2000 mg’a kadar çıkar. En zengin kalsiyum kaynağı süt yoğurt, ayran, peynir süt ürünlerinden başka; hamsi, sardalye, somon balığı, kuru baklagiller, badem, ceviz, brokoli, ve ıspanak gibi yeşil yapraklı sebzelerdir.

Yeteri kadar kalsiyum almadığımızda vücudumuz kan kalsiyum düzeyini ayarlamak için kemiklerimizden kalsiyum çalar. Bu da kemiklerimizin erimesine, dişlerimizin zayıflamasına, çürümesine ve dişeti hastalıklarının ortaya çıkmasına neden olur. Kalsiyum eksikliği devam ettiğinde kaslarımızda kasılma bozuklukları olur ve tekrarlayan kramplar ve kas ağrıları oluşur. Bununla birlikte tırnaklarımızda kırılmalar ve uyku bozuklukları da yaşam kalitemizi bozar.

ÇOCUKLUK ÇAĞINDA SÜT İÇMEYEN, 30’UNDAN SONRA RİSK ALTINDA…

İnsanlarda kemik yoğunluğunun gelişimi en fazla 20’li yaşlara kadar devam eder. Çocukluk ve gençlik yıllarında yeteri kadar süt tüketimi, kalsiyum ve fosfor açısından kemik mineralizasyonunu sağlar. Bu yaşlarda eğer yeteri kadar süt ürünleri tüketilmez ise 30’lu yaşlardan sonra kemik deformasyonları ve kemik erimesi ortaya çıkma riski artar.

SÜT KARDİYOVASKÜLER HASTALIKLARDAN KORUR…

Birçok epidemiyolojik çalışma da, yüksek kalsiyum alımının kötü kolesterolü iyi kolesterolü artırdığını ortaya koyuyor. Yakın zamanda gallen bölgesinde yaşayan erkeklerde yapılan araştırmaya göre, çok süt ürünleri tüketen erkekler daha az kardiyovasküler hastalıklara yakalanıyorlar. Bununla birlikte düşük tuzlu diyet ve günde üç porsiyon sebze meyveyle birlikte 3 porsiyon süt ve süt ürünü tüketmek yetişkin ve çocuklarda yüksek tansiyonu azaltıyor. Tam olarak nedeni belirlenemesedekalsiyum, potasyum, magnezyum ve süt proteinlerin bir arada olmasından kaynaklandığı düşünülüyor.

ZAYIFLAMAK İÇİN SÜT İÇİN…

Yine son zamanlarda kalsiyum ile ilgili yapılan araştırmalarda kalsiyumun zayıflamaya yardımcı olduğu ile ilgili de kanıtlar var. Yapılan bir araştırmada yüksek kalsiyum içerikli düşük kalorili diyetle, düşük kalsiyum içeren düşük kalorili diyet deneklere uygulandığında yüksek kalsiyum grubunun daha fazla zayıfladığı gösterilmiş. Özellikle ağırlık kaybının daha çok yağ kitlesinden ve bel çevresinden olması da önemli. Kalsiyumun bu şekilde zayıflamayı kolaylaştırıcı etkisininvücudumuz tarafından sentezlenen kalsitiriol denen hormon düzeyini dengelemesi ve vücudumuzdaki yağların depolanmasının azaltması şeklinde açıklanmaktadır.

Özellikle az yağlı süt ürünleri kullanımı ile bu etki artırmaktadır çünkü sütün yağı azaltırken kalsiyum oranı değişmemektedir. Dolayısı ile daha az kalori almak mümkün olmaktadır. Orta dereceli kalori kısıtlaması yapılan, az yağlı bir diyetin uygulandığı kişiye özel beslenme programında, günde bardak süt tüketimi yeterli olmaktadır. Sütün içindeki kalsiyumun zayıflamayı artırıcı etkisi diğer süt ürünlerinden bir miktar fazladır. Ancak süt yerine yoğurt, ayran, peynir tüketildiğinde de yağ yakımı hızlanmakta, kişilerde daha fazla doygunluk hissi oluşmaktadır.

Sütün içindeki karbonhidrat yani enerji kaynağı da içindeki laktoz dediğimiz süt şekerinden gelir. Süt yanında hiçbir besin maddesi tüketilmese bile sütün içindeki laktoz nedeni ile gerekli enerji sağlanır. Sütün aynı zamanda protein içeriği yüksek olduğu için sütün içindeki şeker kan şekerini hızlı yükseltmez. Bununla birlikte kan şekerini yükseltme özelliği olan glisemik indeksi yüksek başka gıdalar sütle birlikte kullanıldığında, kan şekerini hızlı yükseltmezler ve kişinin kendini daha tok hissetmesini sağlar.

Sütün içindeki vitaminler ve CLA (konjugelinoleik asit)’nın, hastalıklara karşı direnci artırdığı ve başta bağırsak kanseri olmak üzere birçok kansere karşıda koruyucu etkisi olduğuda biliniyor. CLA’nın ayrıca doğal yağ yakıcı olduğu bir gerçek. Norveçli 40.000 kadın üzerinde yapılan bir araştırmada çocukken süt içen ve yetişkin döneminde süt içmeye devam eden kadınlarda meme kanseri olma ornanı daha düşüktür.

ZAYIFLAMAK İSTEYENLER YEMEKLERDEN ÖNCE SÜTÜ SICAK İÇSİN…

Sütü sıcak olarak tüketmek mide boşalma zamanını uzatacağı için zayıflamak isteyenler sıcak süt içebilir. Sütü akşam yatağa gitmeden iki saat önce içmek, içeriğindeki laktik asit sayesinde daha kolay ve daha rahat uyumayı sağlar. Kilo problemi olanlar sütü yemekten önce içebilirler. Gün içinde yemeklerden önce bir çay bardağı kadar süt içmek iştahı keser ve kişinin daha az yemesini sağlar. Yoğurtlarda mümkün olduğu kadar günlük pastörize süt kullanarak evde mayalanmalıdır.

GÜNLÜK SÜT İÇİN…

Hayatımıza giren sütleri genel olarak üç gruba ayırıyoruz. 1. Grup süt sokak sütçülerinin sattığı işlenmemiş süt, ikinci grup pastörize günlük süt ve UHT uzun ömürlü süt.

Sokak sütçülerinin sattığı süte her zaman ulaşmak kolay olmayabiliyor. Bununla birlikte bu sütlerin içinde mikrop gelişmesi daha kolay oluyor, daha çok satabilmek için bazen satıcılar bu sütlere su katarak hacmini artırabiliyorlar ve bazen de bu sütün dayanıklılık süresini artırabimek için yabancı kimyasal maddeler konulabiliyor.

Günlük pastörize sütler 72-75 dereceye kadar ısıtılıp soğutuluyor. Zararlı bir çok mikrop bu şekilde ölüyor. Sütün protein yapısındaki denaturasyon daha az oluyor. Bu sütlerden yoğurt yapılabiliyor mesela.

UHT uzun ömürlü sütlerde ise pastörizasyon ve sütün yağ dağılımını engellemek için homojenizasyon uygulanıyor. Bu sütlere bu işlemler 135-150 derecede yapılıyor. Bu kadar yüksek ısı ile sütün kendi proteinlerinin de denatüre olduğu biliniyor. Hatta bu sütlerden yoğurt yapılmak istendiğinde aynı sonuç alınmıyor. Besleyicilik ve daha az mikroplara maruziyet açısından bizim önerimiz günlük pastorize süt tüketilmesidir.

Sütte Bulunan ve Sağlığımıza İyi Gelen 9 Temel Besin Maddesi :

Kalsiyum: Sağlıklı kemikler, dişler yaratır. Kemik kitlesini korur.

Protein: Enerji kaynağıdır. Kas dokusunu yaratır ve tedavi eder. Büyüme gelişmeyi süratlandırır.

Potasyum: Sağlıklı kan basıncı için gereklidir.

Fosfor: Kemikleri kuvvetlendirmeye ve eneri yaratmaya yardımcı olur.

Vitamin D: Kemikleri korur.

Vitamin B12: Sağlıklı kırmızı kan hücreleri ve sinir dokularını korur .

Vitamin A: Bağışıklık sistemini korur. Cildi ve görüşü korur.

Riboflavin (B2): Yiyecekleri enerjiye çevirir, ağız çevresinde uçuk gelişimini önler.

Niacin: Şeker ve yağ asitlerini metabolize eder.